Devlet Bahçeli: İstikbalimizi düşünmek zorundayız

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, sığınmacılarla ilgili tartışmalar hakkında konuştu. Bahçeli, “Düzensiz göç adı konmamış bir istiladır, mutlak surette önüne geçilmeli, yakalananlar gönderilmelidir. Demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız, sorun soğukkanlılıkla analiz edilmeli” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında gündemde yer alan sığınmacı tartışmalarından bahseden Bahçeli, “Düzensiz göç adı konmamış bir istiladır. Ağır şartlar ortadan kalktığı zaman mültecilerin geldikleri gibi gönderilmeleri bizim asıl önceliğimiz ve önerimizdir” dedi.

Bahçeli’nin konuşmalarından satırbaşları:

Küresel ekonomik faaliyet tarihin hiçbir döneminde bugünki ölçekteki gibi artmadı. Ancak yaygın ekonomik yaptırımlar bugünki kadar tehlikeli bir eşiğe gelmedi.

Halen yer yüzünde toplam insan nüfusunun yüzde elliye yakını gelir dağılımı eşitsizliğinin kapanmayan uçurumunda olan ülkelerde yaşamaya mahkumdur.

Su bulunamayan, ekmek alamayan demokrasi ve hürriyetten mahrum insanların yürek burkan detayları hiç kimsenin yüzünü dönemeyeceği bir skandalın teşiridir.

“İSRAİL’İ HAKSIZ HUKUKSUZ SALDIRILARINDAN VAZGEÇMEYE DAVET EDİYORUM”

Bu Ramazan’da da İsrail güvenlik güçlerinin Filistin’li kardeşlerimize yaptığı eylemleri, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılarını kınıyorum. Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsüne zarar vermeye çalışmak kabul edilemez bir ilkelliktir.

İsrail’i haksız hukuksuz saldırılarından vazgeçmeye davet ediyor, çıkan olaylarda hayatlarını kaybeden Filistinli masumlara Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize de şifalar diliyorum.

SİYASETTE SIĞINMACI TARTIŞMASI

Binlerce göçmen ve mülteci boğularak balıklara yem olmaktadır. Görülen gösterilmek istenenden çok farklıdır. Dünyada bir yerden başka bir yere doğru hareket halinde olan, evinden barkından kopup başka coğrafyalarda gelecek arayan göçmen sayısı 300 milyona yaklaşmıştır. Savaş, çatışma ve zulümden kaçan müteci sayısıda dünya çapında 80 milyon geçmiştir.

Bize göre Türkiye’nin bekası sınır aşan düzensiz göçlerin akıbetiyle ve kontrol dışı akıntıyla yakından ve ters orantılı bağlantılıdır. Bu sorunun el birliğiyle istismarına çanak tutmadan, hepsinden önemlisi akılcı, adilane, insani ve vicdani stratejilerle köklü bir şekilde çözmek milli bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir. Türk milleti her zaman mazlumun yanındadır.

Ekmeğimizin azlığına çokluğuna bakılmadan soframız açılmıştır. Kıskanan kıskansın, çekemeyen kendi işine baksın. Düzensiz göç ve sığınmacı sorununu soğuk kanlı kavramanın daha da ötesinde stratejik akılla ve milli çıkarlarımıza muvaffak kalarak analiz etmek, tedbir geliştirmek mecburiyetindeyiz.

Duygusallıkların tetiklediği, cepheleşmelerin aştığı öfke ve nefret çukurları, feci sonuçlara kapı arayalayacaktır. Kötü niyet sahipleri bir kıvılcımın nerelere kadar yayılacağını ya bilerek ya da bilmeden sorumsuzca siyasi ve toplumsal eylem halindedir. Bağcılar’da bir densizin sokak ortasında sandalya koyarak oturması dahi kor altında duran gerginliği anında tırmandırmış, günelrce gündemi meşgul etmiştir.

“TOPLUMSAL HUZURU KİMLER BOZUYORSA SINIR DIŞI EDİLMELİ”

Türkiye’de geçici koruma statüsüyle bulunuyorken toplumsal huzuru, asayişi kimler bozuyorsa, gözünün dışına bakılmadan sınır dışı edilmelidir. Türkiye onun, bunun elinde oyuncak olmayacaktır.

Düzensiz göç adı konmamış bir istiladır. Ağır şartlar ortadan kalktığı zaman mültecilerin geldikleri gibi gönderilmeleri bizim asıl önceliğimiz ve önerimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır.

“BAYRAMDA ÜLKELERİNE GİDEBİLENLERİN GERİ DÖNMESİNE HİÇ GEREK YOK”

Özellikle önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmelerine hiç gerek yok.

Ukrayna ve Rusya arasında  yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamaması krizi artırmaktadır. Türkiye sabırlı, istikrarlı ve iyi niyetli bir şekilde ateşkes ve barış ortamının yeşermesi için mücadelesini sürdürmektedir. Görülmektedir ki Türkiye’nin tesiri olmadan iki ülke arasında ateşkes rejiminin tezahür etmesi imkansız değilse de çok zordur.

“SAVAŞIN KIZIŞMASINA DESTEK VERENLER ALINAN CANLARDA PAY SAHİBİDİR”

Rusya ile Ukrayna arasındaki kanlı çekişmenin sona ermesine samimiyetle hizmet edemeyen, savaşın kızışmasına ve uzamasına destek veren her ülke dökülen kanlarda, alınan canlarda pay sahibidir.

Rusya geçtiğimiz hafta ABD’ye nota vermiş, Birleşik Krallık Başbakanı’nında aralarında bulunduğu 13 isme yaptırım kararı almıştır. İnsan haklarının yok sayılması bunların umurunda değildir.

ABD Dışişleri Bakanlığı 12 Nisan 2022 tarihinde hazırlanan, insan hakları raporunu yayınladı. Buruşuk ve sararmış bir kağıt parçasındna ibaret bu rapor müsveddisi Türkiye hücuma uğramıştır. Zannedersiniz ki ABD sütten çıkmış ak kaşık, insan hakları sevdalısıdır. Bize göre rapor bir FETÖ komplosudur.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı 2021 yılı insan hakları raporu bizim nezdimizde yok hükmündedir. Bu raporu kınıyorum.  Biden’in geçen hafta pervasızca ve şuur kaybıyla boşluğa uzattığı el teröristler tarafından uzaktanda olsa hem tutulmuş hem de öpülmüştür.

Terörün kökü kazınacak. Gülen haini ölmeden Türk mahkemelerini önüne yaka paça çıkarılacak, hafızalardan asla silinmeyen ihanetin bedelini birer birer verecek.

“ZİLLET İTTİFAKI HENÜZ ADAYINI BİLE BULAMADI”

İttifak içinde yeni bir ittfak kurulmadına yönelik tercihler polemikleri tırmandırdı. Bunların birbirlerine güvenleri yok. Daha düne kadar bir ittifak çatısı altında seçilmeyi garantileyip, milletvekili dağılımından yararlanmayı planlayan küsurat partileri ne yapacaklarını şaşırmış haldedir.

PKK zillet ittifakının demiridir. FETÖ zillet ittifakının çimentosudur. Altı artı bir formatında kurulan 24 nisanda yeni bir toplantıya sahne olacak masa çatlamıştır. Kılıçdaroğlu farklı senaryolar içeren, sekiz seçenekli bir ittifak çalışması yaptırdığını açıklamış. Değil 8 seçenek, 18, 28 seçenek de olsa, toplanıp fal da açsalar nafile. Duvara toslamaları kaçınılmazdır.

Zillet ittifakı köşeye sıkıştı, her birisi kendi derdine düştü. Gerçekten de 7 partinin yalnızca güçlendirilmiş parlamenter sistem için bir araya geldiği, mevsimlik siyaset yaptıkları ortada. Zillet ittifakı henüz adayını bile bulamamıştır. Zillet ittifakı bulmaca içinde bulmacadır.

Zille ittifakına sesleniyorum, kimi çıkarırsanız çıkarın ister terörist Demirtaş’ı, ister Osman Kavala’yı çıkarın, sonuç değişmeyecek.

TBMM’nin açılışının 102. yıldönümünü şimdiden kutluyorum. Sevgili çocuklarımızın 23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını tebrik ediyorum.

 

 

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.