Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi sonrası açıklamalarda bulundu. NATO’ya gerekli katkıları vermeye devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, “Müttefiklerimizden bize uygulanan ambargoların gündeme bile gelmemesi gerekir” dedi. Ukrayna-Rusya savaşında özel bir konumda olduklarını belirten Erdoğan, NATO’nun Rusya veya üçüncü bir ülkeye tehdit olmadığını müttefikler olarak belirttiklerini ifade etti. Erdoğan, NATO liderlerinin Rusya’ya yaptırımlar dışındaki yöntemlerin faydalı olmayacağını düşündüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi” için gittiği Belçika’daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret dönüşünde uçakta gazetecilerle yaptığı söyleşide gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.

”ZİRVE VERİMLİ VE BAŞARILI GEÇTİ”

İlk olarak zirveyi değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve bunun yansımalarını müttefiklerle etraflı biçimde değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı, zirvenin hem NATO’nun hem de bir ortak olarak Türkiye’nin önemini ortaya koyduğunu söyledi.

Erdoğan şöyle devam etti:

”Ateşkesin ve barışın sağlanmasına yönelik sürdürdüğümüz yoğun diplomatik girişimler hakkında müttefiklerimizle bilgiler paylaştık. Krizin tırmanmaya başladığı noktadan itibaren NATO’nun rolünün önemini vurgulamıştım. NATO’nun insicamının korunmasına dair tavrımızı burada da açıkça ifade ettim. Günlük siyasi hesaplar uğruna NATO’nun yıpratılmaması gerektiğini dile getirdim. Zirvemiz her açıdan verimli ve başarılı geçti.”

“NATO’YA GEREKLİ KATKIYI VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Müttefiklerin korunmasına yönelik tedbirler alınırken güvenliğin bölünmezliği ilkesine dikkat çektik. Terörizmle mücadele dahil olmak üzere milli önceliklerimizi, hassasiyetlerimizi müttefiklerimiz nezdinde bir kez daha dile getirdim. Türkiye ittifak dayanışma ruhunu esas alarak NATO’nun caydırıcılık ve savunma tedbirlerine gerekli katkıyı vermeye devam edecektir.

Madrid’de düzenlenecek NATO zirvesine bugünkü toplantımız önemli bir kilometre taşını oluşturacak. Madrid’de NATO’nun yeni stratejik konsepti ön plana çıkacaktır. Türkiye süreci olan katkılarıyla ittifakın geleceğinde de söz sahibidir. Savaşın başından beri ne denli yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduğumuzu çok yakından biliyorsunuz.

“TÜRKİYE’NİN HAK ETTİĞİ YERİN VERİLMESİNİ SÖYLEDİK”

Bugün mutat temaslarımın yanı sıra AB dönem başkanı olan Fransa Cumhurbaşkanı, İtalya, Estonya, İspanya ve BAE devlet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdim. Ağırlıklı olarak Ukrayna’daki gelişmeleri ele aldık, ikili gündemimiz çerçevesinde istişarelerde bulunduk. Gümrük Birliği güncellenmesine, vize serbestisi sürecinde esneklik sağlanmasına, birliğin geliştirdiği ortak savunma ve güvenlik yapılarında Türkiye’nin hak ettiği yerin verilmesine dair beklentilerimizi bir kez daha paylaştık.

Suriye’den Libya’ya, Yemen’den Ukrayna’daki savaşa kadar yaşadığımız tüm krizlerde sistemin adaletsiz yapısından kaynaklanan sorunları gördük, acı bir şekilde tecrübe ettik. Küresel bir güvenlik mimari reformu artık kaçınılmazdır. Bu evlatlarımıza karşı sorumluluğumuzun da bir gereğidir. Tüm insanlığın huzuru ve selameti için dünyanın beşten büyük olduğu gerçeği olduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz.

Türkiye ekonomik ve askeri gücüyle bölgesinde barışın azim ve kararlılığına sahiptir.

“PUTİN VE ZELENSKİY’LE GÖRÜŞMELERİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Salt Türkiye üzerinde yoğunlaşan değil şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla ilgili olarak Türkiye’ye şükran beyanlarında bulunan ifadeler oldu. Gerek sayın Putin gerek sayın Zelenskiy ile görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Beyaz Rusya’da devam eden süreçle ilgili teknik altyapının devam ettiği çalışmalarda NATO, silahsızlanma, kolektif güvenlik, Rusçanın resmi dil olarak kullanılması gibi konularda adeta bir ittifak söz konusu. Bunun dışında Kırım, Donbass meselesi var ki, buna Ukrayna’nın sıcak bakması mümkün değil. Zelenskiy’nin ifade ettiği gibi bunu referanduma getirmek akıllı bir liderliği ortaya koymuştur.

”BUGÜN ZELENSKİ, HAFTA SONU VEYA HAFTA BAŞI PUTİN’LE GÖRÜŞECEĞİM”

Şimdi benim bugün Zelenski ile bir görüşmem olacak. Putin ile büyük ihtimalle yine hafta sonu veya hafta başı bir görüşmem olabilir.

“AVRUPA GÜVENLİĞİNİN TEMELİ NATO”

Her şeyden önce bu kriz iki hususu gözler önüne serdi. Bunlardan birincisi Avrupa güvenliğinin temel taşı, temel yapısı NATO’dur. Bunu çok açık, net olarak görmüş bulunuyoruz. İkincisi, Türkiye bölgesel güvenliğin temini için vazgeçilmez bir müttefiktir. Gerek ikili görüşmeler gerekse zirve toplantısı esnasında liderlerin birçoğu bunu dile getirdiler. 70 yıllık üyeliğimizde NATO’ya en kapsamlı katkıları veren Türkiye, müttefiklerden farklı olarak bunu her yönüyle karada, denizde, havada, siyasi etkinliklerinde ortaya koyan bir ülke oldu. İttifak dayanışması ruhuyla üzerimize düşeni imkanlarımız ölçüsünde yapmaya da devam edeceğiz. Bu süreci de Türkiye aynı kararlılıkla, güvenilirlikle yine sürdürüyor. Hatta bu konuda örnekliğini ortaya koyuyor. Bunu da bütün siyasi liderler olsun, komuta kademeleri olsun, bizimle paylaşıyorlar. Bunu da iftiharla gördük. Bundan dolayı da tabii memnuniyetimizi özellikle ifade etmek isterim. Diğer taraftan, kitle imha silahlarının kullanımını elbette insanlığa karşı işlenmiş suç olarak değerlendiriyoruz.

“BİZİMKİ ADETA BARIŞ POLİTİKASI”

Malum görüşmeler devam ediyor. Bir işin teknik altyapı olarak devam ettiği görüşmeler boyutu var. Daha çok Beyaz Rusya’da devam eden süreçti. Bunun yanında özellikle Zelenskiy’nin bizimle yaptığı görüşmelerde talebidir. Türkiye’nin arabuluculuk rolünü üstlenmesini bizzat istiyor. Rusya’nın buna olumsuz yaklaşma gibi bir durumu söz konusu değil. Dışişleri Bakanlarının olumlu yaklaşımı söz konusu. Temennimiz o ki, liderlerle yapacağımız görüşmelerde Türkiye’nin arabuluculuğuna yönelik olumlu talep, teklif gelirse biz hazırız. Bu işler Ankara, İstanbul farklı vilayetimiz olur. Buralarda görüşmeyi yapmak suretiyle adım atmaya hazır olduğumuzu söyledik.

Liderlerle görüşmemizde aldığımız yaklaşım Türkiye’nin bu arada kurduğu ilişkilerin ne denli sıcak olduğu, ne denli buralardan olumlu bir yaklaşım sergilediği. Bundan dolayı bizlere teşekkürleri oldu. Liderler zirvesinde ayrıca orada da yine Türkiye’ye yönelik teşekkürler var. Attığımız adımlardaki sıcak temaslar tabii liderlerin de dikkatini çekiyor. Bundan sonraki süreçte de aynı yaklaşımı devam ettireceğiz. Biz başından itibaren ‘Bizim sayın Putin’le de temaslarımız olumlu istikamette devam edecektir, sayın Zelenskiy’le de olumlu istikamette devam edecektir’. Bizimki adeta barış politikası olmuştur. Barış politikasının dışında bir yöntem kazandırmaz, kaybettirir. Bizim temennimiz bu arayışı sürdürmek ve bununla beraber işi barıştırabilmek. Bunu sağlamak için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz.

Malum Fransa seçime gidiyor. Seçime gittiği dönemde sayın Macron’la ağırlıklı olarak gündemimiz Rusya, Ukrayna arasındaki bu savaş idi. Ama bunun dışında Türkiye-Fransa ilişkileriyle alakalı gerek siyasi gerek askeri gerek ekonomik gerek kültürel birçok konularda nereden nereye geldik, bundan sonraki süreçlerde neler yapabiliriz; kendisiyle etraflıca görüştük. Çok verimli, faydalı buluşma oldu. Temennim odur ki, seçim sonrası görüşmelerde bu süreci, Türkiye-Fransa ilişkilerini devam ettiririz.

Görünen gerçek şu, o da hemen hemen NATO ülkelerinin büyük çoğunluğu ağırlıklı olarak yaptırımlar üzerinden hareket ediyorlar. Yaptırımların dışındaki yöntemlerin faydalı olamayacağı kanaati hemen hemen liderlerin büyük çoğunluğunda hakim. Sonuç bildirgesinde de hakim olan ruh bu.

”BIDEN ‘KONGRE’YE OLUMLU YAKLAŞIM SUNACAĞIM’ DEDİ”

F-16’larla ilgili olarak görüşmelerimizi Milli Savunma Bakanımız muhataplarıyla yürütüyor ve bu konuda şu an itibarıyla olumlu bir süreç devam ediyor. Uçakların modernizasyonuyla ilgili olumlu yaklaşımlar var. Diğer taraftan yeni alımlarla ilgili olarak da olumlu yaklaşımlar var. Biden’ın bana “Ben kongreye bu konuyla ilgili olumlu yaklaşımımı sunacağım ve konunun da takipçisi olacağım.” istikametinde ifadeleri oldu. Temenni ederim ki bu istikamette eğer netice devam ederse, noktalanırsa o zaman biz yeni alacağımız F-16’lar ve eldekilerin modernizasyonunu süratle bitirme fırsatını bulacağız.

“S-400’LER İÇİN GERİ ADIM YOK”

Her şeyden önce S-400 konusunda nasıl en başta bizim için bu iş kapanmıştır dediysek, bugün de biz aynı noktadayız. Bu konu bizim için kapanmıştır. Bunlar savunma noktasında bizim kendi malımızdır, bu bitmiştir. Bir diğer konu Wall Street Journal’ın yazdığına karşı İletişim Başkanımız gerekli cevabı bütün hassasiyetiyle zaten vermiştir. O cevap onlara yeter de artar bile. Daha fazlasına da bu konuda gerek yok. Çünkü bunların bütün işi ortalığı karıştırmak. “Buradan acaba Türkiye’ye nasıl bir darbe vururuz da onu sıkıntıya sokarız” böyle bir gayretin içindeler. Anında müdahale ederiz, sonuç alamazlar.
Diğer boyutta, sadece Amerikan şirketleri değil, dünyanın birçok markası, grubu Rusya’dan ayrılıyor, çıkıyor. Bunlardan ülkemize gelenlere tabii ki kapımız açıktır, buyursunlar gelsinler deriz. Bunun dışında yine belli sermaye gruplarından ülkemize gelip bizde imkanlarını park etmek isteyenler olursa onlar için de tabii ki kapımızı kapalı tutmayız. Buna da kapımız açıktır.

 

 

– NTV / HT / AA /

 

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.