Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da en az 90 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarını kınadıklarını açıkladı. Afganistan’da önceliğin Türk vatandaşlarının tahliyeleri olduğunu belirten Erdoğan, TSK personelinin de tahliyesine devam edildiğini ve tahliyelerin en kısa sürede tamamlanacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı, Kabil Büyükelçiliği’nde Taliban’la 3,5 saat süren görüşme yapıldığını ve gerektiğinde yine görüşüleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek’e hareketinden önce İstanbul’da Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi.

Ortak coğrafya Balkanlar’da iki dost ülke olan Bosna Hersek ve Karadağ’ı ziyaret etmek üzere bölgeye hareket edeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin ilk bölümünde bugün Saraybosna’da Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleriyle bir araya geleceğini söyledi.

Bosna Hersek’in, çok kültürlü yapısıyla güvenlik, istikrar ve kalkınmasına büyük önem verdikleri Balkan coğrafyasının kilit bir ülkesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Dost ve kardeş Bosna Hersek’le çok yakın tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımız mevcuttur. İşte bu temel üzerinde iki ülkenin ortak iradesiyle bu iradeye inşa ettiğimiz mükemmel ilişkilerimiz ve geniş bir alana yayılan çok verimli bir iş birliğimiz mevcut. Ziyaretimizde iş birliğimizi daha da ilerletmek için birlikte atabileceğimiz adımları da görüşme fırsatını bulacağız. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi imkanlarını gözden geçirerek başta altyapı ve yatırım alanlarında olmak üzere mevcut ortak projelerdeki son durumu değerlendireceğiz.” Erdoğan, Bosna Hersek’teki temaslarını tamamladıktan sonra 28 Ağustos Cumartesi günü Karadağ’a geçeceklerini dile getirdi.
SORULARI YANITLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Afganistan’daki tahliyelere ilişkin soru üzerine Erdoğan, “Öncelikle dün Kabil’de gerçekleştirilen o felaketi, o kapsamlı terör saldırısını milletçe telin ediyoruz, kınıyoruz” dedi.

KABİL’DEKİ TERÖR SALDIRILARI

Kendisine gelen ilk bilgilerde 72 kişinin öldüğünü, bunların içerisinde Taliban’dan da ölenlerin söz konusu olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Böyle bir felaketi şu anda DEAŞ üstlendi. DEAŞ’ın böyle bir süreç içerisinde bu adımı atmış olması da bölgede ve dünyada nasıl tehlikeli bir örgüt olduğunu ortaya koyuyor. Burada Afgan halkına biz milletçe geçmiş olsun diyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, bütün yakınlarına ve Afgan milletine de başsağlığı diliyoruz. Bu menfur saldırıda Afganistan’da güvenliğin ne kadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bizim şu an için Afganistan’da önceliğimiz, vatandaşlarımızın Afganistan’dan tahliyesidir. Yoğun bir şekilde bu tahliye çalışmaları da devam ediyor. Afganistan’dan ülkemize dönmek isteyen vatandaşlarımızla ilgili gerekli planlamaları titizlikle yaptık ve peyderpey gelmek isteyen vatandaşlarımız şu anda ülkemize dönüyorlar. Bu tahliyeleri havalimanındaki olağanüstü şartlarda şu ana kadar başarıyla gerçekleştirdik ve gelen vatandaşlarımızın da çok çok memnun olduklarını, mutlu olduklarını da görüyoruz.”
“TAHLİYELERİ EN KIZA ZAMANDA VE EN HIZLI BİR ŞEKİLDE TAMAMLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin tahliyesinin de devam ettiğini dile getirerek, güzergahın daha çok Kabil Askeri Havaalanı’ndan İslamabad’a gidip, oradan da Türk Hava Yolları’nın uçaklarıyla gelmek isteyen gerek sivil gerekse askeri heyetlerin ülkeye getirildiğini anlattı.
Bu süreç boyunca Afgan halkının barışına, huzuruna ve istikrarına çok önemli katkılar sağladıklarını vurgulayan Erdoğan, “20 yıldır Türkiye gerek devletiyle gerek sivil yatırımcılarıyla iş adamlarıyla hep Afganistan’da yer almıştır. Altyapı, üstyapı bütün bu çalışmalarda gerekli olan adımları atmıştır. Bu karar doğrultusunda da biz tahliyeleri en kıza zamanda ve en hızlı bir şekilde tamamlayacağız. Bu konuda ilgili birimlerimiz en ufak bir rehavete kapılmadan bu adımları atıyor. Gerek istihbaratımız gerek Savunma Bakanlığımız gerek Dışişleri Bakanlığımız bu sürecin yakın takipçisi konumundayız” diye konuştu.
“TALİBAN’LA 3,5 SAAT İLK GÖRÜŞMEYİ BÜYÜKELÇİLİĞİMİZ NEZARETİNDE ARKADAŞLARIMIZ SÜRDÜRDÜ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Taliban’la temas devam ediyor mu? Türkiye’nin Afganistan konusunda bundan sonraki yol haritası ne olacak. Havalimanın işletilmesinde Türk firmalarının devreye gireceği noktasında yorumlarda var. Türkiye iç kamuoyunda Taliban’la temas edilmesi noktasında size yöneltilen eleştiriler de var. ‘Temas edilmemeli, görüşülmemeli’ şeklinde. Bu konudaki değerlendirmeniz ne olur?” sorusu üzerine, kimlerin bu noktada nasıl ve ne tür eleştiriler yaptığını bilemeyeceğini söyledi.
Herkesin eleştiri hakkının mahfuz olduğunu, istediği eleştiriyi yapabildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizim de kiminle, nerede, ne zaman, ne gibi görüşmeler yapacağımız için kimseden izin almak gibi bir lüksümüz de yoktur. Biz şu anda büyükelçiliğimizi Kabil Havaalanı’nın içerisindeki askeri bölüme taşıdık ve bizim büyükelçiliğimiz oradaki askeri bölümde bu tür faaliyetlerini sürdürüyor. Görüşmelerimizin ilkini de orada Taliban ile ilgili olarak ilk görüşme, 3,5 saat süren bir görüşmeyi, büyükelçiliğimiz nezaretinde orada arkadaşlarımız sürdürdüler. Ondan sonraki süreçte de gerekirse burada yine bu tür görüşmeleri yapma fırsatımız olacak. Bu tür görüşmelerle süreci bir defa sağlıklı yürütmenin gayreti içerisindeyiz. Onların beklentileri nedir, bizim beklentimiz nedir, bütün bunları görüşerek yapacaksınız. Görüşmeden bu tür şeyleri yapmak mümkün değil. Bu bakımdan da diplomasi diyorsanız, tabii bu insanlara şunu da söylemek lazım, diplomasi nedir arkadaş İşte diplomasi budur. Bunu da birinci derecede kimler yürütür Dışişleri yürütür, Dışişlerinin temsilcileri yürütür, siyasiler yürütür. Yaptığımız iş budur. Tabii şu anda da arkadaşlarımız bunu kararlılıkla sürdürmektedir.”
Afganistan’daki gelişmelerin ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, “Türkiye’yle birlikte çalışma yapmalıyız” ifadesini kullandığı hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Tabii Şansölye ile bizim biliyorsunuz sık sık görüşmelerimiz var, görüşüyoruz, yol haritalarını gözden geçiriyoruz. Fakat tabii bazı şeylerde çok geç kaldıkları da ortada. Yani Türkiye’yle çalışma tespiti geç alınmış bir karar. Herkes Afganistan’ı terk ederken, biz Afganistan’ı terk etmedik. Biz Afganistan’da ve Kabil Havaalanı’nda kaldık. Oradaki süreci de en ideal şekilde sürdürdük” diye konuştu.
Şu anda göç baskısına en yakın ülkenin Türkiye olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ama Türkiye’nin içindeki bazı mahfiller var ki bunlar hep söylüyorum ya yalan terörü, bunlar yalan terörü estiriyorlar. Nedir söyledikleri, Türkiye’de şu anda 1,5 milyon Afgan göçü söz konusu, Afgan göçmen var. Bakın ben size resmi rakam söylüyorum. Şu anda İçişleri Bakanlığımızın kayıtlarında, kayıtlı kayıtsız mevcut göçmen sayısı Afganistan’dan 300 bin. Ama Bay Kemal, onun izninde gidenler, bunu 1,5 milyon gibi açıklıyorlar. Bunların hepsi yalan, adamların işi gücü yalan ve bu yalan terörünü, bir şaklaban da bulmuşlar onunla beraber sürdürüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bizler göç olayında da çok hassasız. Biliyorsunuz, İran sınırından Irak sınırına, Suriye sınırına kadar neredeyse her yeri şu an itibarıyla duvarlarla örüyoruz. Artık az bir miktarda örülmeyen bölge kaldı. Oraları da yaptıktan sonra zaten ciddi manada sınırlarımızı bu tür duvarlarla örmüş olacağız.”
“AFGANİSTAN’DA ŞU ANDA CİDDİ BİR YÖNETİM BOŞLUĞU SÖZ KONUSU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Ağustos Afganistan için kritik bir tarih. 1 Eylül’den sonra Türkiye’nin oradaki tutumu nasıl olacak Özellikle uçuş seferleri de askıya alınmış, yeniden oraya, havalimanına bir sefer düzenlenmesi söz konusu olacak mı?” sorusu üzerine, “Öncelikle tabii Afganistan’daki tabloyu, durumu görmemiz lazım. Afganistan’da şu anda ciddi bir yönetim boşluğu söz konusu. Önce burada yönetimin belli olması, yönetimin belirgin hale gelmesi, yönetimin belirgin hale gelmesinden sonra da biz o zaman kararımızı vereceğiz, kurumlarımız o zaman kararlarını verecekler. Örneğin, şu anda Türk Hava Yolları bizim sivil, asker neyse nereden gidip alıyor? İslamabad’dan gidip alıyor. Peki, İslamabad’a sivil, asker vatandaşlarımızı kim taşıyor Onu da askeri uçaklarımız taşıyor. Biz devletiz, devlet olarak da olması gereken neyse bunu yapıyoruz” şeklinde konuştu.
“Taliban’la görüşme” konusuna değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı’nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın. Şimdi bizim bu konuda bile şu anda henüz verilmiş bir kararımız yok. Çünkü orada her an her türlü ölüm vesaire mümkün. Şimdi dünkü olayda 72 kişinin ölmesi. Orada eğer bizim adımız geçerse, o arada kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti yer alıyor veyahut da orada işte askeri havalimanını işletiyor, sivil havalimanını işletiyor ama buna rağmen 72 kişi öldü. Buna biz bulaşırsak, biz bunu izah edemeyiz. Onun için bizim şu anda böyle bir kararımız söz konu değil. Biz şu anda askerimizi, sivil vatandaşlarımızı önce İslamabad’a, İslamabad üzerinden de ülkemize geri getiriyoruz. Çünkü onların yüzlerindeki memnuniyet bizim için en önemli adımdır. Şu anda uçak seferlerinin başlaması vesaire bunlarla ilgili acelemiz yok. Orada sükunet hakim olduğu zaman gerekli kararı veririz. Çünkü Afgan halkı bizim asırlarca kardeşimiz olmuş ve onların din, dil vesaire bu noktada bizimle aynı dünyayı paylaşmış olan insanlardır. Biz onlarla zaten ayrı düşünemeyiz. İnşallah orası da şöyle sahil-i selamete çıksın ve biz de adımlarımızı ona göre atalım.”


“BU YIL SONU İTİBARIYLA MERKEZ BANKASI’NIN DÖVİZ REZERVİ 115 MİLYAR DOLARLARI BULACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Savunma Bakanlığı’nın mülteciler konusunda yaptığı açıklamanın BBC Türkçe tarafından “Türkiye’de ve Pakistan’da mülteci merkezleri oluşturulacakmış” algısıyla paylaşıldığının, İletişim Başkanlığı’nın bunun söz konusu olmadığına dair açıklama yaptığının, muhalefetin ise bu konuda ağır eleştiriler getirdiğini hatırlatılması ve “Muhalefetten özür bekliyor musunuz veya herhangi bir açıklama geldi mi?” sorusu üzerine, şöyle konuştu:
“Öncelikle şunu sormam lazım. Siz yani bu muhalefetin bu tür yalanlarda, bu tür iftiralarda hiçbir zaman şöyle bir geri dönüş yaparak özür dilediğini duydunuz mu Bunların karakterinde bir defa böyle bir şey yok. Her şeyleri bunların yalan. Her şeyleri. İşte şimdi bakın, kalktılar Merkez Bankası ile ilgili ciddi yalanlar uydurdular. Şu anda döviz rezervi Merkez Bankası’nın bakın nerelere çıktı. Her şey ortada. Peki, bunların bir özür dilemesi söz konusu mu Bu yıl sonu itibarıyla Merkez Bankası’nın da döviz rezervi inşallah 115 milyar dolarları bulacak. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Hayatları yalan. Bir de işte bulmuşlar bir kadın, yalan makinesi, çıkartıyorlar sürekli televizyona ona bol bol yalanlar söylettiriyorlar ve onunla adeta sanki güç buluyorlar. Böyle de bir halleri var.”

Resim

 

– Anadolu Ajansı

 

By admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir