MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.  Bahçeli, “ABD büyükelçiliği ve 9 devletin büyükelçiliği devam eden bir davanın faili ile ilgili hukuksuz bir çağrıda bulunmuşlardır. Herkes haddini bilsin, saygısızlığa tahammülümüz yok.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalar yapıyor.

Devlet Bahçeli, “ABD büyükelçiliiği ve 9 devletin büyükelçiliği devam eden bir davanın faili ile ilgili hukuksuz bir çağrıda bulunmuşlardır. Görevlerini aşmışlardır. Aynı şeyi Kılıçdaroğlu’da istemiştir. Karşımızda senaristi perde gerisinde, figüranları bedeli karşılığında sahneye itilen tehlikeli bir rol söz konusudur. İç ve dış işgal cephesinin emelleri ortaya çıkmıştır” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Cumhuriyet milli bir tercihtir. Dönemin şartlarına göre en münasip tercihtir. Türk milleti tarihin akış istikametini doğru okuyarak geleceğinin haritasını çizmiştir. Değişen yalnızca siyasal rejim olmuştur. Cumhuriyeti övmek demek onun öncesi devirleri gözden çıkarmak demek değildir. Tarihte kurulan her Türk devleti bir öncekinin eseridir. Cumhuriyetin kuruluşunun 98.yıl dönümünü gururla kutlayacağız. Cumhuriyet korunup kollanması gereken bir nimettir. Rejim ile hükümet sistemi arasındaki farkı çarpıtmak için propaganda yapanlar Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiriyorlar. Rejim başka hükümet ve yönetim sistemi başkadır. Cumhuriyetle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ikisi de milletle gelmiştir.

Cumhuriyete karşı çıkanlar manda ve himaye hayranlarıydı. Bugün ise hükümet sistemin itiraz edenler ve ne olduğu belli olmayan güçlendirilmiş parlamenter sistemi peşinde koşanlar FETÖ’nün ve PKK’nın dümen suyuna giren yozlaşmış siyasi partilerdir. Dün Damat Ferit vardı, bugün Zillet İttifakı ve ortakları var.

Kılıçdaroğlu ya bilerek ya da cehaletinin oyununa gelerek hem develete hem millete kazan kaldırmıştır. Böyle bir şahsın CHP lideri olması talihsizliktir. 100. yıl dönümünde Cumhuriyetinin hakkını hukukunu muhafaza edecek olan Cumhur İttifakıdır. Cuhuriyet bedava kazanılmamıştır. İşbirlikçi kalpazanlara asla bırakılmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türk milletinin tercihidir.  Türkiye’de demokrasi yok demek millete ihanettir.

BÜYÜKELÇİLERİN KAVALA AÇIKLAMASI

ABD büyükelçiliiği ve 9 devletin büyükelçiliği devam eden bir davanın faili ile ilgili hukuksuz bir çağrıda bulunmuşlardır. Görevlerini aşmışlardır. Aynı şeyi Kılıçdaroğlu’da istemiştir. Karşımızda senaristi perde gerisinde, figüranları bedeli karşılığında sahneye itilen tehlikeli bir rol söz konusudur. İç ve dış işgal cephesinin emelleri ortaya çıkmıştır. Kavala Soros’un kuryesidir. Gezi Parkı olaylarına bir park ötesinde anlam ve misyon yüklenmesinde pozisyon üstlenen ve bu amaçla sivil toplum kuruluşlarına insan ve para sağlayanların uşağıdır. Kavala şaibeli bir kişidir, teröre çanak tutmuştur. Kendisiyle yapılan bir röportajda teröre çanak tutmuştur. Kavala 29 Aralık 2017’de anayasa mahkemesine 2018’da AİHM’e başvuru yapmıştır.

29 Aralık 2017’de AYM’ye daha sonra da AİHM’e başvuru yapmıştır. AYM 22 Mayıs 2019 tarihinde hukuka aykırı demiştir. AYM öyle bir hale gelmiştir ki, Türkiye’nin ne kadar kuyusunu kazan çapulcu varsa yanındadır. Osman Baydemir ile ilgili hak ihlali kararı veren, 30 bin TL tazminat ödenmesi kararını da AYM vermiştir. Şu adaletsizliğe bakın ki hem canımızı alıyorlar hem paramızı alıyorlar. Çünkü failin, katilin, teröristin hak ihlaline kaldığını iddia eden bir mahkemenin şehitlerimize, gazilerimize, yetimlerimize söyleyecek tek bir sözü olamaz. Sorarım sizlere AYM kapanmasın da hak ve hukukun itibarı mı yok olsun. AYM kapanmasın da terörle mücadeleye sünger mi çekilsin. Demirtaş ve Kavala davasında hak ihlali kararı veren sözde hakimler gelsin bunu külahıma anlatsınlar. Haydi buyursunlar, FETÖ’cüler ile bölücüler ile ilgili süren mahkemeler kısa süre içinde sonuçlandırılmalıdır. Teröre yardım ve yataklık yapan vekillerin dokunulmazlıklarının süratle görüşülmesi gerekmektedir.

“GERİ ADIM ATMASI ÖNEMLİDİR”

Kavala’nın avukatı aracılığıyla AİHM’e yaptığı başvuru beklendiği gibi Türkiye aleyhine sonuçlanmıştır. Bir suç işlendiğine dair makul şüphe yokluğu ileri sürülmüştür. Farklı bir karar çıksa şaşardık. İşte bu mahkeme kararı batının elinde koza dönüşmüştür. Büyükelçiler Türkiye’ye bir nevi muhtıra vermiştir. Ahlaksızlıktır, bağımızlığımıza kumpastır, gayri kanunidir. Kimse hakimlere emir ve talimat veremez. Yargı bağımsızlığı lekesiz ve gölgesizdir. Büyükelçiler yargı bağımsızlığına sabotaj yapmıştır. Dün ABD Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, Viyana sözleşmesinin 41.maddesine teyit ettiklerine yer verilmiştir. Diğer büyükelçilerde aynı açıklamayı yapmıştır. Cumhurbaşkanımızın cesur ve kararlı duruşu tarihi bir yanlışın düzeltilmesinde önemlidir. Türkiye kum torbası değildir. Herkes haddini bilsin, saygısızlığa tahammülümüz yok. ABD’nin 18 Ekim bildirisinden geri adım atması önemlidir. Kavala ile ilgili hüküm verilirse cezasını burada çekmesi, daha sonra da serbest kalsın diyen 10 büyükelçiden birinin ülkesine vatandaşlıktan çıkarılarak gönderilmesi artık zarurettir”

By admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir